Biraz Karmakarışık
İnsan zaman zaman kendisiyle baş başa kalıyor. Bazen sessizce, bazen ise gürültüyle. Ve biraz da karmaşayla. Biraz karmakarışıkça.
Kendimizi dinlediğimiz zamanlar belki de bizlerin en mühim anlarını yaşadığı ufak savaşlardan birisidir. Fark ettiğimiz, yargıladığımız ya da karar verdiğimiz, yaşadığımız her andır. Ve fazlasıyla karmaşıktır.
Karmakarışık, kelime anlamıyla düzensiz, birbirine girmiş ve anlaşılması güç bir hâli ifade eder. Ancak bu kelime, insan zihninin ne kadar buna müsait olduğunu da vurguluyor. Nitekim, insan zihni de aynı anda birden fazla düşünceyi, duyguyu, ihtimali ve anıyı taşıyabilen; bunlar arasında bağlantılar kurarken zaman zaman bilişsel bir karmaşa yaşayabilen bir yapıya sahip.
Bu en çok yaşlarımızda karşımıza çıkabiliyor.
10'lu yaşlarımızda her şeyi bilirken, 20'li yaşlarımızda bilmediğimizi fark etmemiz ve 30'larımıza geldiğimizde aslında hiçbir şeyi tam anlamıyla bilmediğimizi fark etmemiz şüphesiz en büyük karmaşa.
Ancak bilinmelidir ki tüm bu karmaşa, bir insanın başına gelebilecek en normal şeydir. İnsan zihni kesinlikten çok belirsizlikle mücadele etmeye çalışan; yaşadıklarını anlamlandırmak, yeniden değerlendirmek ve kendisine bir anlam çerçevesi oluşturmak isteyen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle bazen aynı anda hem bir şeyi istememiz hem ondan korkmamız, hem karar vermek isteyip hem de kararsız kalmamız mümkündür. Çünkü insan zihni, aynı anda birbirinden farklı düşünceleri ve duyguları taşıyabilir. Bazen bir cevaba ulaşmaya çalışırken, beraberinde yeni sorular da getirir.
Belki de büyümek biraz da budur. Dün doğru bildiğimiz bir şeyi bugün yeniden düşünmek, kendimize sorduğumuz soruların cevaplarından daha fazla soru doğurmasına izin vermek ve bütün bunların arasında kendimizi yeniden tanımaya çalışmak.
Bu yüzden de hayat biraz karmakarışık.
Güzel.
Ve yine biraz karmakarışık.
Yorumlar
Yorum Gönder